Ülkenin her geçen gün karanlığa sürüklendiği, yargının vesayet altına alınıp hukukun üstünlüğü ilkesinin hiçe sayıldığı bir süreçte yeni bir Baro Genel Kurulu'na hızla yaklaşmaktayız.
Bursa Barosu'nun her geçen gün artan üye yapısına, genç meslektaşlarımıza, iktidarın emperyalist ve totaliter ideolojisi ve iktidar nimetleri aldatmacası ile yaklaşarak taraftar toplayan bir kesim ile Bursa Barosu'nun ilerici, insan haklarının ve Cumhuriyet İlkelerinin sonuna kadar savunucusu, haksızlık ve yolsuzluk karşısında dik duruşundan hiç bir zaman taviz vermemiş olan ancak ne yazık ki kişisel bir kısım çekişmeler sonucu yapay olarak oluşmuş bir grup zihniyeti ile birbirini yıpratmış, devrimci demokrat avukatlarından oluşan kesim Baro Başkanı ve kurulların seçimi için bir mücadele içine girecektir.
Kuruluşundan bu yana Bursa Baro Başkan ve kurullarının seçiminde öncülük etmiş, büyük bir oranla Baro Başkanı ve kurul üyelerinin çoğunluğunun üyeleri arasından seçilmiş olduğu ÇHD, özellikle son iki seçimde çağdaş, devrimci, demokrat avukatlar arasında oluşan gruplaşmanın kişisel hırs ve kaprislerle neredeyse baş edilemez bir durum alması ile etkisizleştirilmiştir. Bunun sonucunda da Bursa Barosu'nu bir dönem iktidar yanlısı bir başkan yönetmiş, son seçimlerde ise sağlıksız bir şekilde oluşan üye yapısı ile ÖNCE HUKUK platformu adı altında yapılan ön seçimde oluşan liste ile çok az bir oy farkı ile kazanılan seçimin ardından Bursa Barosu tarihinin en uyumsuz yönetimini görmüş, en etkili olunması gereken süreçte etkisiz, üyelerine mesleki anlamda hiç bir katkı sunamayan, ülke sorunlarına duyarsız ve hatta iktidar ve siyasallaşan yargı organları ile uzlaşmacı tutumu sonucu hayal kırıklığı yaratan bir süreç yaşamıştır.
Seçim takviminin yakınlaşması ile birlikte sağlıksız oluşumunun ardından yürütme kurulu dağılan Önce Hukuk Platformu ve ÇHD üyeleri ile yapılan genel üye toplantılarında ön seçim delegasyonunun sağlıklı bir yapıya kavuşması ihtimalinin de ortadan kalkması sonucu üyesi bulunduğumuz ÇHD, gerek sağ kesimin bilinçli şekilde oluşturduğu güçlülük psikolojisi gerekse kişisel hırs ve korkularını Bursa Barosunun asla sarsılmamış ve sarsılmayacak onurlu tarihinden, devrimci demokrat ve çağdaşlık ilkelerinden önde tutan bir kısım zihniyetin ülke geneline paralel şekilde "sağ geliyor" söylemleri ile oluşturarak şahsi fayda sağlamaya çalıştıkları korku imparatorluğuna aldanmamış ve 2014 Baro Başkan ve kurullarının seçimine adayları ile katılma kararı almıştır.
Üyesi bulunduğum ÇHD'nin etkili, çağdaş, ilerici ve devrimci, yargının siyasallaşmasına, yargı organlarının vesayet altına alınmasına ve Avukatlık Kanununda yapılması planlanan değişiklik ile Barolarımızın Adalet Bakanlığı'nın bir birimi haline gelmesine açıkça karşı çıkan bir Baro istiyoruz çağrısına yürekten katılmam ve Avukatlık Kanununun Baro Başkanlığına aday olma şartlarını da taşımam sebebi ile 04.07.2014 tarihli genel üye toplantısının ardından ÇHD'nin adayı olarak Baro Başkanlığı seçimlerine katılmak isteğimi ÇHD Yönetim Kuruluna ilettim.
Bu başvurunun en büyük sebebi içinde bulunulan durumda derneğin ilkelerinin ve bu konudaki kesin kararlılığının belirtilmesi yanında Bursa Barosundaki esas sorunun pek çok arkadaşımıza aşılanmaya çalışılan sağ geliyor söylemi değil aynı ideolojiye ve ilkelere sahip olduğunu söyleyen kişiler arasında oluşmuş grupların ve yaratılan seçim tekelleşmesinin ortadan kalkması gereğinin vurgulanmasıdır. Bursa Barosu'nun her üyesi kanunun belirlediği şartları, birikimi taşıdığı ölçüde Başkanlık ve kurul üyeliklerine adaylık hakkına sahiptir. Tekelci bir zihniyet ile bu hakkın sadece bir veya birkaç kişide olduğunu düşünmek, geliyor diye o çok korkulan zihniyetle aynı doğrultuda olmaktır.
ÇHD nin öncülüğünde başlayan bu çalışma ÇAĞDAŞ GRUP olarak isimlendirilmiş, bir kısım arkadaşlarımızca da Av. Alper KOCABAŞ Baro Başkan adayı olarak önerilmiştir. Dernek üyesi olan ve olmayan meslektaşlarımızın yönetim ve disiplin kurulları ile TBB delege adaylıkları için başvuruları ile gelinen durumda Çağdaş Grup üyeleri hiç bir şekilde birbirlerine rakip ve yarışır değil Bursa Barosu'nu en iyi temsil edecekleri seçmeyi hedeflemişlerdir.
Çağdaşlık ve Demokratlığın gereği olarak yapılacak bir önseçim sonucu her adayın diğerinin en büyük destekçisi ve yoldaşı olacağı mutlaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder